Photoshop – Temel Konular – Piksel Tanımı

Öncelikle photoshop programının tanımını yapmakla başlayalım isterseniz. Photoshop Adobe firmasının piksel tabanına yönelik tasarlanmış bir resim düzenleme programı olarak lanse edilmiş programdır.

Program çalışma prensibi görüntüyü oluşturan piksellerin ısı frekans değerlerinin değişkenliğiyle oynayarak elde edilen farklı görselliği yakalayabilmektir. Dosya uzantısı .psd olarak betimlenir. Bir çok programlarda da desteklenen format desteği ile de üzerinde çalışmalar yapabileceğimiz basılı ve görsel medyada kullanılan programdır.

Yapılabilecek işler arasında basılı olarak ifade edildiğinde Grafik Sanatçılarının, Ressamların, Tasarımcıların, ve İç Mimarların, Heykeltıraşların kısaca görsel sanatlarla uğraşan tüm sanatçıların kullanabileceği programdır. Ayrıca, görsel sanatlarda web tasarımcıların, Animasyon sanatçılarının, ve multivizyon tasarımcılarının tercihen kullandıkları programdır. Günümüzde rağbetle fotoğraf sanatçılarının sıklıkla kullandıkları program fotoğraflar üzerinde karşılaşılan bozukluklar ve istenmeyen görsel renk ve yapı elemanlarının değişkenliklerinde tercihen kullanılır.

 

PİKSEL TANIMI

her bir kare pikseli temsil etmektedir
inch başına düşen piksel görüntüsü

Öncelikle piksel5 tanımına bakacak olursak; bilgisayar dilinde çözümlenmiş verinin ekran tarafından okunması sonucunda ekran bağdaşıklı bir tanım olduğuna dikkat etmemiz gerekmektedir. Tasarım aşamasında yapılan her işlemin ekran görüntüsünde sonuca ulaştırıldığını varsaydığımızda ekran görüntüsünün en küçük yapı birimidir. Türkçemize “gözek” olarak tanımlanan piksel6 kelime anlamı sayısal görüntülerin en küçük yapı birimi olarak tasvirlenir. Kullanıcı olarak bizim bilmemiz gereken öncelikle resim düzenleme programlarının piksel7 mantığında sayısal verinin görsel unsuruna dönüştürülmüş olduğunda elde ettiğimiz en küçük yapı birimidir. Durum bu olduğunda biz fotoşop ve benzeri resim düzenleme programlarını kullanmaya başl

adığımızda aslında görsel tabanda hazırlanmış matematiksel verinin çıkış elemanı olarak en küçük yapı birimi piksel8’i deformasyonuna uğratarak farklı görsel etki yaratmasına sebeb olacak matematik veriye müdahale etmiş olduğumuzdur. Bunun sonucunuda ekranlarımızda çıktı olarak öncelikle gözlemleriz.

Piksel
Piksel9 Dolluuğundaki görüntüsü

Mantık olarak yorumladığımız da fotoşop kullanıcılarının aslında, programının içinde bir takım verilerin yollarını değiştirerek aslında görüntü olarak çıkan değerde elde ettiğimiz verilerle yer değiştirmesini sağlayacak ufak programcıkları içinde barındıran ana bir program kullanıldığımızdır.

Ekranların, fiziksel özelliğine bağlı olarak hazırlanan renkli görsel monitörlerin gelişmesine bağlıdır. Görsel olarak tanımladığımız her bir ışık parlamasının sebebi olan piksel10 tanımında kullancağımız ekranların en küçük yapı taşıdır.

Kullanacağımız resim düzenleme programlarının, nitelikleri bakımından incelendiğinde ise bağlı olduğu bir sonucu bulunmaktadır. Bilgisayarlarımıza bağlı olan bir çıkış elemanı ekranlarımızın görüntü okuma kabiliyeti. Bu tamamen donanımsal bir ayrıcalık taşıdığından yapacağımız her işte kullanacağımız ekran yerine yüzey olarak kullanacak ölçü biriminin İngiliz ölçü birimi inç başına düşen piksel11 sayısına bağlı olacağını dersimizin başında söyleyelim. Aşağıdaki görselde de ekranlarımızı oluşturan yapı taşlarının ışık kaynağı olarak 3 renkten oluştuğunu ve bu renklerin Red, Green, Blue (Kırmızı, Yeşil, Mavi) adlarının baş harflerinden yola çıkarak RGB renk olarak tanımlanacağını ileriki derslerimizde de tanımlayacağımız düzende piksel12lerin bir araya getirilmesinde bahsedeceğiz.

Aslında buradaki renk piksel13leri, bizim yukarıda bahsettiğimiz piksel14 parçacığının içindeki piksel15ler olarak düşünülebilir. Her bir piksel16 parçacığı içinde 3 adet renk piksel17i mevcuttur. Bu renk piksel18lerindeki ışık miktarları kendisine gelen bilgiler doğrultusunda değişik oranlarda yanabilir. Örneğin bir hücredeki kırmızı %50 mavi %70 ve yeşil %10 gücünde yanarsa o piksel19 değişik bir renk verecektir. Bununla birlikte bu oranlar değişerek doğadaki tüm renkler elde edilebilecektir. Günümüzdeki teknolojide her bir renk hücresi 16.7 milyon farklı rengi gösterebilme yeteneğine ulaştırılabilmiştir. Aşağıdaki resimde üç ana renkten diğer renklerin nasıl oluştuğunu görebilirsiniz. Bütün mantık renk piksel20lerinin ayrı ayrı renk güçlerinde saklıdır.

 

Her renk hücresinin kapasitesi o aygıt için ayrı ayrı belirlenmiştir. Daha doğrusu yüksek kapasitenin getirdiği maliyetten dolayı daha çok fiyata göre cihaz bulunmaktadır. Mesela her bir renk piksel21i 255 farklı tonlama yapan bir aygıt

 

Kırmızı için: 255

Mavi için 255

Yeşil için 255

255*255*255 = 16.7 milyon farklı renk gösterebilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.