Başarılı Bir Ambalaj Üzeri Tasarımı Nasıl Olmalı 


Günümüz piyasasında pek çok kurum aynı ürünü, aynı kalitede üretmekte ve benzer şekillerde pazarlamaktadır. Bu noktada ürünün tasarımı, pazarlanma şekline önemli katkılarda bulunmaktadır ve pazardaki rekabette fark yaratabilmektedir. 

Ürünün piyasada tutunabilmesi, doğru ve etkili bir ambalaj malzemesinin seçimine bağlı olduğu kadar ambalajın tasarımına da bağlıdır. Ürünün yapısına uygun seçilen renklerle, uyumlu yazı ve biçimlerle tasarlanmış, çekici, güzel görünümlü bir ambalaj, tüketiciyi olumlu yönden etkiler. 
Ambalajda grafik tasarımı, satışa sunulan ürünün tüm özellikleriyle tüketiciye yansıması ve onunla diyalog kurmasını sağlayan önemli bir araçtır. Adeta ürünün dilidir. Bu dilin etkili olması, tanıtımın olumlu sonuçlanmasını sağlar. 
Ambalaj tasarımı ürün hakkında bilgi verirken ürününde karakterini yansıtır. Ürün tüketicisine doğrudan ancak ambalajı aracılığı ile seslenebilir. Dolayısı ile ambalaj da bir reklam olarak kabul edilmelidir. Bulunduğu rafın önünden geçen tüketiciye kabın içinde ne olduğunu ve kalitesi ile ilgili mesaj verir. İyi ambalaj iyi tasarım ötesinde bir temel mesaj, tasarım ise bu mesajın iletilmesine yardımcı olan bir araçtır. 
Ambalaj tasarımı marka etrafında bir bütün oluşturmasına dikkat edilmelidir. Böylece bir süre sonra ambalaj o markanın bir simgesi hâline gelecektir. Hem marka hem ambalaj ürünün karakteri ile uyumlu olmalıdır.
 

Grafik tasarımcı, ambalaj tasarımının sorumluluğunu alan kişidir. Ambalaj tasarımında sadece estetik kaygılar değil firmanın pazarlama politikası ve kültürel gereklilikler de göz önünde bulundurulmalıdır. Ürün, tüketiciye sunulduğu zaman bulunduğu yerde her konumda çekici gücünü ve etkisini göstermelidir, anlaşılmalıdır. Satıcı kişiler ürünleri yan yana dizerken her zaman ambalajın geniş yüzeyini tüketicinin görebileceği şekilde yerleştirmeyebilir. Ambalajın yan ve üst yüzeyleri de ürünün tanıtımı açısından önemlidir. Her ürün, farklı kuruluşların ürünleriyle yan yana geldiğinde çekiciliğini koruması gerekir. Bu durum, vitrinde ya da market raflarında olduğu kadar tüketici elinde de ona verdiği güven yönünden önemlidir. 
Ürün ambalajında, ürünle tasarım öğeleri arasında sağlam bir ilişki kurulmalıdır. Ambalajın rengi, seçilen yazı ve biçimler, bunların düzenlemesi uyumlu olursa görsel etkisi güçlü olur, tüketici belleğinde olumlu imaj yaratır. 

Ambalajda renk seçimi, tüketicinin düşüncelerini, duygularını etkilemesi, onu satın almaya yönlendirmesi açısından ciddi bir konudur. Renkler, her tasarımda önemli bir etkendir. Değişken olmakla birlikte her rengin psikolojik etkisi farklıdır. Farklı kültürlerde, renkler değişik anlamlar taşıyabilir. Yurtdışı pazarlara açılacak olan firma bu çeşitliliğin farkında olmalı ve ambalajını buna uygun olarak tasarlamalıdır. Genel olarak sıcak renkler, neşe, canlılık, hareket ve arzu etkisi yaratır. Ambalajı daha yakın ve olduğundan büyük gösterir, soğuk renkler ise dinginlik ve rahatlık etkisi yaratır. Ambalajı olduğundan küçük gösterir. 
Ambalaj rengi, ürün yapısıyla bağdaşmalıdır. Ayrıca yaratacağı psikolojik etki de düşünülmelidir. Yüzeylerdeki tek renk veya bir rengin tonlarının egemenliği görsel etkiyi güçlendirir. Ambalajdaki yazı ve biçimler, zemin rengiyle karışmamalıdır. Bulunması zorunlu yazılar, önem sırasına göre ve ağırlıklı olarak görülebilecek yüzeylerde kullanılmalıdır. Karşılıklı yüzlerde biçim ve yazılar tekrarlanabilir. Konserve gibi silindir 
ambalajlarda, belli bir noktadan bakıldığında sadece üçte biri görülebilir ve dörtte biri okunabilir durumdadır. Yassı ambalajlarda, alt kısımlar fazla önemli olmayan bilgiler veya tüketiciyi ürünü aldıktan sonra ilgilendirecek konular için kullanılır. Ambalajın üst kısımlarında malın markası, firmanın adı, ayırt edici özellikleri gibi asıl bilgiler yer alır. 
Ülkeler arasında tercih edilen ambalajlar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Yabancı pazarlara açılmayı düşünen bir firma bu farklılıkların farkında olmalıdır. Bütün dünyada ambalaj, son satış üzerinde etkili en önemli faktörler arasında sayılmaktadır. Dünya üzerinde ambalaj tercihlerinin farklılaşmasından bahsedilecek olursak Avrupalı tüketiciler belirgin olarak daha özelleşmiş tercihlere sahiptir. Avrupalılar paketin içindeki ürün ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ister. Ürünün içeriği ve kullanım talimatları üzerine kesin bilgilerin bulunmasını ister. Aynı zamanda ambalajların daha dayanıklı olmasını ve ikinci bir kullanım şansı olan ambalajları tercih eder. Estetik tercihleri daha gelişmiştir. Öte yandan dünyanın diğer taraflarındaki tercihler tamamen daha farklı yapılara bürünebilir. Tüketiciler dayanıklı ambalajlara fazla para ödemek istemedikleri için daha ucuz, uzun ömürlü olmayan ambalajlar tercih edebilir. Genel olarak çok uluslu bir firma, uluslararası pazarlarda ambalajını kültürel farklılıklara dayanan bir takım adaptasyonlara uğratarak pazarın dinamiklerini yakalayabilir. 

Ambalaj açısından Amerikan ve Japon yaklaşımlarının en büyük farkı tasarımdır. Japonlara göre tasarım bir ürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Amerikalılarla kıyaslandığında Japonlar, görsel ve grafik sunum ağırlıklı ürünlere daha fazla ilgi gösterir. Her şey bir tasarım problemi olarak görülmektedir.
Örneğin, bir Japon restoranında, mönüden dekorasyona, garsonlardan tabaktaki yemeğe kadar her şey bir tasarımın parçasıdır ve Japon halkı iyi tasarımın karşılığını vermeye hazırdır. Japonlara göre ambalaj sonradan ürüne eklenen bir parça değil ürünün bütününün bir parçasıdır. 
Özellikle uluslararası pazarlarda kabul edilemeyecek anlamlara sahip sembollerden kaçınmak gerekmektedir. Özellikle çevirilere önem verilmeli ve çeviri sırasında oluşabilecek anlam kaymalarından sakınılmalıdır. Aynı sembol kullanımı gibi ambalajdaki renk kullanımı da dikkat edilmesi gereken önemli bir unsurdur. Kültürler arasında aynı rengin farklı anlamları olabilir. Batı ülkelerinde saflığı temsil eden bir renk, diğer ülkelerde matemi temsil ediyor olabilir. 

Yanlış anlaşılan semboller üzerine bir örnek: Bir bebek maması üreticisi tarafından yaşanmıştır. Afrika pazarına girmek isteyen firma ürünlerini ufak kavanozlar hâlinde ve üzerinde bebek fotoğrafları olan ambalajlarla pazara sürmüştür. Kavanozların üzerindeki bebek resimleri Afrikalı tüketiciler tarafından yanlış anlaşılmış ve ürünün ezilmiş bebek olduğu zannedilmiştir ve ürün reddedilmiştir. Bazı kültürlerde resim ve sembollerin, sembolik anlamları göz önüne alınmaksızın bilgi ve içerik olarak gerçekçi bir şekilde kabul edilebilir. 

Yazdır   e-Posta